Language Preference

Bike Kilic

Fotoğrafım
United States
Merhaba! Benim adım Bike ve Türkü'm. Şu an eşim Antonio ile birlikte Amerika'da yaşıyorum. Yeni yerler, insanlar, filmler, aktiviteler vs keşfetmeyi cok severim ve bunları sizlerle paylaşmak isterim. Umarım güzel bir vakit geçiririz hep beraber. Her zaman düşüncelerinizi, varsa sorularınızı bekliyorum ;) ~~~~~~~~~~~ Hello! My name is Bike and I am from Turkey. Currently I live in America with my husband, Antonio. I love discovering new places, people, movies, activities etc and sharing my experiences with people. I hope we will have fun together ;) Please don't hesitate to ask me any questions and share your comments about my writings, thoughts, journeys etc.

Bir e-mail kadar yakin olmak=)

5 Eylül 2014 Cuma

YÖK'ten çıktım yola..

.. Nereye vardığımı merak ediyor musunuz? Veya bu yazı bizi nereye götürecek acaba? Benim yazılarımı okuduysanız veya beni az çok tanıyorsanız tahmin ediyor olabilirsiniz:) 

Size bu yazıyı yazmamdaki amaç aslında çok farklıydı -- taa ki Istanbul'a varana kadar. - ah Istanbul bana ne yaptın? 

Belki bir önceki yazılarımda bahsettim belki de etmedim. Ben Eylül itibari ile doktoraya başlıyorum ve tabii yaklaşık 5 sene bir aradan sonra korkuyorum! Evet hem de çok korkuyorum! Ve iki gün önceki YÖK deneyimim sırasında da korkuyorum diyordum uzun, kocaman, bembeyaz binalar içinde yürürken.. Sonra dedim ki senin gibi ne yapacağını bilmeyen insanlar olabilir ve onlara neden yardım etmiyorum. Korkumu yenip yazacağım bu yazıya odaklanıp işimi bitirmek için elimden geleni yaptım -- tabii ki dayımın ve annemin cesaretlendirmelerini es geçemeyeceğim.

YÖK'e gitmemdeki sebep Amerika'dan aldığım master diplomamın TR'de akademiye devam edebilmem için denkliğini onaylatmaktı.. 
Nasıl bir yolculuktan geçeceksiniz anlatayım:

1- Gerekli belgeleri toparlayın gitmeden. YÖK binasının denklik ofisinde de (Ankara Bilkent'te) asılı bu belgeler ama ben size detaylıca ve açıkca yazayım
-->Kimlik fotokopisi
-->Eğitim gördüğünüz ülkede kullandığınız (giriş-çıkış yaptığınız) pasaportunuzun emniyet müdürlüğünden girdi-çıktı raporu almak. 
-->Bu pasaportunuzun aslı ve fotokopisi
-->Lisans diplomanızın fotokopisi ve noterden onaylı raporu (bu raporun fotokopisi) 
-->Yurtdışı diplomanızın fotokopisi, çevirisi ve noterden onaylı raporu (bu raporun fotokopisi).
-->Denklik başvuru formu (bu YÖK ofisinde de mevcut)
-->Tezinizin fotokopisi
-->Yurtdışı transkriptinizin aslı, fotokopisi, çevirisi ve noter onaylı raporu (bu raporun fotokopisi).
NOT: Aslı olan herşeyin fotokopisi gerekiyor çünkü sisteme kaydederken aslı dosyaları değil fotokopilerini tarıyorlar.

2-Belgeleri hazırladınız sonra denklik ofisindeki kişiye veriyorsunuz. Tamam bunlar dediğinde denklik binasının yanındaki binaya gidip GELEN EVRAKLAR kısmında girişi yapıyorsunuz ve yeniden Denklik binasındaki kişiye gidiyorsunuz.. O bir takım işlemler yapıyor ve size takip numarası veriyor.İşlemler minimum 2 ay süreceğinden sizi mağdur bırakmamak için (eğitiminize devam edeceginiz okula vermeniz için) bir rapor veriyor (bu şahsın dosyaları burada denklik işlemleri devam ediyor diye). Ha bir de ek olarak okulunuzun tanındığına dair bir dilekçe verip (örnek dilekçe denklik ofisinde var) o raporu da isteyebilirsiniz (15 gün içinde tamamlanıp adresinize postalayabilirler).

Sonrasında yine o yandaki binaya inip GİDEN EVRAKLAR kısmında çıkışınızı yapıyorsunuz.. 

3- Sonra mı? 2-3 ay süren bir yolculuğu takip numarasını alıp YÖK çağrı merkezinden takip ediyorsunuz -- 444 8 965

Ben bu YÖK yollarında ( her yolculuğumda olduğu gibi) gözlemlediğim ve ders çıkardığım o kadar şey oldu ki. Ve en önemlisi: Insanı sevenlerin ne kadar hayatı kolaylaştırdıklarını ve onların da ne kadar mutlu olduklarını..Nereden başlasam kimden başlasam? 

..YÖK denklik ofisindeki Filiz Hanım'dan mı? -- gelen herkese tane tane sakince gideceği binanın koordinatlarla nerede olduğunu , kimi göreceğini ve sonra neler yapacağını belirtmesi..

..Defalarca YÖK binasına git gel yapan dayımdan mı? -- Istanbul'dan buralara geldin elinden gelebilecek bütün işlemleri yap sonrasında ne zamanın olur ne cesaretin ne enerjin.

..Otobüste yanımda oturan annemden mi? -- biliyorum sen rahatlıkla yardım istemezsin kendim yapacağım dersin. Ben senin sesin, yüreğin, cesaretin olacağım. 

..Otobüsle yarı yolda annemi Sapanca'da bir tesiste bıraktığımızda otobüse doğru el sallayan babamdan mı? --biliyorum yoruldunuz ama afferin başardın edası ile.

Sevgi olmayınca ne oluyor biliyor musunuz? 
Aptal gibi hisseden insanlar -- Kamil Koç Ataşehir'den alıyor ve Dudullu'ya bırakıyor. Istanbul'u hiç bilmeyen insanlar Ataşehir'i ezberlemiş. Bekliyorlar servisi. Servis görevlisi ne diyor? Tabelaları okuyun. Servislerin üzerinde tabela yok!! Teyze ağlamaklı..Kız sevgilisini beklettiğinden adamdan çıkarıyor hıncını.. Amca onları izliyor ben mi görmüyorum acaba tabelayı diye..

Yapma neden bunu önceden düşünmedim diye yetersiz hisseden insanlar -- YÖK'ün Amerika ofisindeki Gönül Hanım "okulun YÖK tarafından tanınıyor" bilgisini sözlü olarak veriyor.. Eğer dosyaları verdiysen sana yardımcı olamam 2 ay bekleyeceksin diyor (halbuki Filiz hanım nasil halediyor?)

İşe/ sorumluluklara saygı duymayan insanlar -- AŞTİ'den indiğimizde Ümitköy'e minibüsleri soruyoruz taksilerin yanındaki adama (vatandaşa değil görevliye soralım.Bilir o daha iyi diyoruz). Ama o her 10 dakikada çıkan servisler gelmez diyerek bizi taksiye bindiriyor -- minibüsün 10 katı fiyatına..

Ülkem bana sahip çıkacak mı/ benim burada üretmeme destek olacak mı korkusuna kapılan insanlar -- Türkiye vatandaşı olmayan insanların denklik işlemleri yerine sadece okulunu tanıtması gereken 10 saniyelik (dilekçe yazıp teslim etmek) bir işlem ve yaklaşık 2 hafta bir süreç..

Geliştireyim derken ortalığı daha karıştıran insanlar -- Yeni bir yerleşkede hem elektrik, hem su, hem doğalgaz altyapılarının paralel bir şekilde yerleştirme gibi bir opsiyon varken (beraber çalışarak birbirlerinden haberdar olarak) yolu bir ortadan, bir dikey, bir yatay yararak sistemlerin ayrı ayrı yerleştirilmesi..

Soru sormaktan çekinen insanlar -- YÖK kapı görevlisi hepimizden ayrı ayrı kimlik kartı isteyerek giriş kartı vermesi ve dayımın merak edip neden bir tane olmuyor diye sorması.. Ve gorevlinin "bir giriş kartı ile girmeye çalışın bakalım" diye cevap vermesi!! What the fuck! Really??

Bunlar bir kaç örnekler kısa süreli Ankara yolculuklarımdan.. 

Bu böyle olmamalı..Olmamalıydı.. Neden oldu ? Ne zaman oldu? Ne kadar devam edebilecek? 

Yüzünüzü dönün çevrenize..Insanlara.. Sen de onların geçtiği yollardan geçmiş olabilirsin..Empati kurarak devam etsek..Evet kimi zaman zor..Hatta çok zor olabiliyor.. Ama bir küçük empati insanların zamanını , enerjisini, sevgisini, başarısını , sağlığını ve hatta geleceğini kazanmasını sağlıyor..

Kitap okuyorum otobüste bunları düşünürken..Ama açıkcası kitap okumaktansa yazmayı istiyorum. Çünkü kitap okurken yüzümü kapatıyorum, yazarken yüzümü gösteriyorum.. 

Kitapta yazan bu yazıyı da sizle paylaşmak istiyorum çünkü günün anlam ve önemini fısıldıyor bana:
"..Hayat nasihat almak ve vermekten ibaretti.. Ama birden kimse daha fazla nasihat istemez oldu. Artık çok geçti, bozguna aşık olmuştuk, yaralarımız ganimetimizdi, tıpkı çocukken ağaçların arasında oynadıktan sonra olduğu gibi. Ama Rodrigo (kitapta adı geçen şair) nasihat ediyor. Ben de nasihatlarını dinliyorum, ondan nasihat istiyorum. O bozguna aşık, ama hala o eski ve soylu arkadaşlık biçimlerine de aşık"...
Kitap: Alejandro Zambra - Eve Dönmenin Yolları


Ben sevgiye inandım.Inanıyorum.Inanacağım. Seversen herseyi yaparsın. Hic bir sey de engel olmaz..Karsındaki insanın aşamayacağı engel yoktur , sen engeller yaratsan da.. Yeter ki kırıcı olma..Çünkü karşındakiler yapılanları değil hissettiklerini unutmazlar.











Hiç yorum yok:

Yorum Gönder