Language Preference

Bike Kilic

Fotoğrafım
United States
Merhaba! Benim adım Bike ve Türkü'm. Şu an eşim Antonio ile birlikte Amerika'da yaşıyorum. Yeni yerler, insanlar, filmler, aktiviteler vs keşfetmeyi cok severim ve bunları sizlerle paylaşmak isterim. Umarım güzel bir vakit geçiririz hep beraber. Her zaman düşüncelerinizi, varsa sorularınızı bekliyorum ;) ~~~~~~~~~~~ Hello! My name is Bike and I am from Turkey. Currently I live in America with my husband, Antonio. I love discovering new places, people, movies, activities etc and sharing my experiences with people. I hope we will have fun together ;) Please don't hesitate to ask me any questions and share your comments about my writings, thoughts, journeys etc.

Bir e-mail kadar yakin olmak=)

24 Ağustos 2014 Pazar

Gün ve gün Kayaköy..

...Kırmızı bavulumu aldım..Bir haftalık tatile çıkıyorum. Kayaköy Sanat Kampı'na.. Ilk olarak Temmuz 2011'de gitmiştim kardeşim ile. 3 sene sonra tek başıma gitmek fikri hem korkutuyor hem de heyecanlandırıyor. O çelişki içinde olsam da kırmızı bavulumla havaalanındayım işte! Dalaman uçağını beklerken elimdeki kitap aslında bu yazıma ilham kaynağı oluyor - Gizem Altın Nance "Bir Bilet Al".
Sizlerle gün ve gün , saat ve saat, adım ve adım yaşadıklarımı, duyduklarımı, hissettiklerimi paylaşmak istiyorum. Dilerim sizler de benim gibi güzel vakit geçirirsiniz. Dilerim sizler de bir bilet alın gidersiniz oralara buralara..Giderseniz bana bir kart gönderirsiniz ;)

Tarihimi atıyorum defterime 17.08 saat: 16:35  -- "Herşey bir adımla başlar"
Sabiha Gökçen Havalanındayım.. Daha 1 saat var uçağıma..Geziniyorum ve adımlarımı Dolunay kitapevine çeviriyorum. Çizgi romanlar ilgimi çekiyor ve soruyorum kasiyere "Kırlangıç Oyunu" var mı? Vardı ama bitti diyor.. Ben de bir gülümseme -- tabi adam anlamıyor :)
Sonrasında kapının yanına gidip bekliyorum ve uçağımız gelmiş hadi başlasın yolculuk!

18:05 aynı gün içinde -- "Dalaman'a varış"
Uçakta uyuduğumdan defterime yazamadım ama vardıktan sonra uçakta uykudan uyanıp yediğim çikolatalı muzlu pudingin tadı halen damağımda :)
Havaş servislerini bulup Fethiye otogarına geçecegim oradan da Ölüdeniz minibüsleri ile Kayaköy Sanat Kampında inecegim. Hersey çok açık ve net ama nedense bende bir heyecan var.
Otogara vardıktan sonra minibüsü yakalıyorum köşedeki muz satan amcanın oradan :)
Minibüsün içinde devamlı konuşan bir kadın var arkada..Yanımda nazar boncuklu tespihini çeviren adam..Önümüzde bir Japon çift - şaşkın ifadeleri ile. Hava sıcaklığı 30-33 derece ama tepeme tepeme esen havalandırma sağolsun yolculuğumu güzelleştiriyor bu renkli kişiliklerle :)

20:00-00:00 aynı gün içinde - "Kayaköy Sanat Kampı'na hoşgeldiniz!"
Minibüsten indiğimde Kayaköy yürüyüşünden gelen kampçılarla karşılaşıyorum. Minibüs şöförü - en önce sen varsın hadi gazını veriyor ve ben kırmızı bavulumu aldığım gibi kampa doğru hızlıca ve heyecanla ilerliyorum :)
Nihal'i görüyorum - hamile! Hem de 2. kez ! Güzel mi güzel bir oğlu var adı Toprak ve kızlarının doğumunu bekliyorlar. Mukemmel!Ayşe'ciğimi ariyor gözlerim çunku bana heyecanla tanışmayı beklediğim çardağımı göstersin :)
Size ek bir bilgi vermek isterim Kayaköy Sanat Kampı hakkında. Önceden bir fotograf kursu vermek mantığı ile açılmıs (yanılmıyorsam 1999 yılında). Sonrasında Mutlu Ekiz ve Oğuz Ekiz beraber bunu büyütmeye karar verip Sanat Kampı haline getirmişler. Malesef sevgili Oğuz'u 2006'da kaybetmişler (keşke tanışma sansım olsaydı). Sonrasında Mutlu ve Nihal beraber devam ettirmişler kampı -- tabi diğer Ekiz aile bireyleri ile (hepsi birbirinden tatlı!). Şu an Ayşe (Mutlu'nun kardeşi) ve Mutlu ve Ekiz ailesi hep beraber yürütüyorlar. Ve inanılmaz bir organizasyon bence! Atolyeler var her hafta. Trekking rotaları ve yürüyüşler. Bunun yanısıra konserler (Erkan Oğur'u dinledim! Mukemmeldi!.. Oncesinde Birsen Tezer ve Jehan Barbur konserleri de olmuş). Ek olarak sevgili Ekiz anneleri tarafından yapılan muhtesem yemekler! En güzeli de bizleri de bir Mutlu bir Ayse bir Nihal bir Oguz gibi görmeleri.
Çardağıma gidip eşyalarımı yerleştiriyorum -- tahtadan yapılmış ve etrafında agaçlarla cevrilmiş bir ev.. Yatagımın uzerinde sultanlar gibi bir tül ile süslenmiş (sineklerden korunmak için ama çaktırma hayal ediyorum;)) Kucuk bir kırmızı ayna detayı var -- gözümden kaçmaz ;). Merhaba Çardak ben Bike! Simdi yemege gidiyorum ve uykum geldiginde beraber yıldızlara bakar rüyalara dalarız. Iyi geceler..

08:00-11:00 - 18.08- "Ilk sabah ve Güneş'e selam"
Yoga dersleri var her sabah 8'te.Sevgili Serhan veriyor dersleri bize. Tabi ben sevgili horoz efendi sayesinde sabah 6da uyanıyorum. Karıncalar eşliğinde yatağımdan kalkıp erkenden giyinip sessiz kampın keyfini çıkarıyorum derse kadar.
Yoga dersine toplamda 27 kişi geliyor.WOW! Kampın arka bahçesinde tahtalardan bir platform yapmışlar. Onun uzerinde yapıyoruz. Esneme, nefes alma egzersizleri. Güneş'e selam ile bitirirken dersi karnımın gurultusunu da dinliyorum. Hadi kahvaltıya Açız!

11:00-13:30 - aynı gun içinde - "Arkadaş bileklikleri"
Atolyelerden ben makreme dersini seçiyorum Aytekin hocamız ile birlikte yapacagımız. Makreme aslında düğüm demek. Farklı düğümleme teknikleri ile bileklik yapacağız bu derste 4 gün boyunca.
Size yeniden bir bilgi: Atolyeler Pazartesi başlar ve Perşembe'ye kadar surer. Cuma sergiler olur. Cuma gunu de tekne turu oldugundan gunduzunde atolyeler olmaz. Her gun kahvaltıdan sonra 11:00de başlar ve 13:00te biter (atolyede yaptıklarından cok memnunsan ogle yemegini es gecebilirsin ;)) Saat 15:00 gibi de yuruyusler başlar.
Ilk bileklik düğümleme egitimi için hepimiz heyecanlıyız. Rengarenk mumlu iplikler mukemmel gorunuyorlar - aklinda hangi ipleri sececegim cok net! :) (ilk bileklik bana ;)). Atolyede en samimi oldukları Yeonie- guney koreden gelmiş tek basına. Gecirdigim en guzel gunler diye belirtiyor kamptaki gunlerini :)). Sude var bir de 11. sınıfa gidiyor , sohbet ediyoruz onla her defasında ;)
Atolyeden sonra Darboğaz'a dogru yuruyuse gececegiz. Sonrasında oh deniz!

16:00-18:00 - "Rocks in my shoes"
Darboğaz'a varıyoruz. Ben yüzmek istemesem de taşların uzerine yayıyorum havlumu ve defterime yazıyorum. Irade ablayla sizi tanıstırmam gerek .Kendisi Azerbaycan'lı. Atolyedeki hocalarımızdan Asuman'ın 4 senelik arkadaşı -- "4 sene hic kopmadık guzel kızımla diyor". Irade abla adı gibi guzel. Kendisine ozguveni olan. Eglenmesini bilen. Inanılmaz guzel bir sekilde "Guzel kızım" diye seslenen.. Sohbet ederken saatin farkına varmıyoruz ve hadi toplanip kampa yemege!

22:00-00:00 - "Caz tınısı Erkan Oğur'un gitarından"
Inanamıyorum!! Erkan Oğur Telvin gurubu ile sahnede bu aksam! Havuz basındayım. Ayaklarımı saldım havuza. Aklımın iplerini de saldım. Butun kalbimle senleyim Erkan Oğur..
http://vimeo.com/28056902

08:00-09:00 - 19.08 - "Yoga Time baby!"
Evet bu istikrarlı haraket nedendir acep? Çardağıma vuran güneş mi, seranat yapan horoz efendi mi, yoksa sevgili Serhan'ın rahatlatıcı sesi mi? :)
Bugun de esneme ve denge dersleri ile başlıyoruz. Ben bunları artık her gun tekrarlayacagım. Konsantre olmanı, kendi icinde dengeyi saglamanı ve bilinci biraz da olsa susturabilmeni saglıyor cok net!.

17:00 - aynı gun içinde - "St. Nicholas tepesinde kekik olaydım"
Kahvaltılar yapılıyor. Atolyeler tamamlanıyor (bu seferki bileklik hocama;)) ve sonrasında tekne ile St Nicholas adasına geciyoruz.
St Nicholas tepesi cok meshur -- gunun batımı mukemmel. Kekikler var tepede. Sarabını alıyorsun ve biraz icine kekik kokuyorsun ve gunun batımının keyfine variyorsun. Naci arkadasımla tanısıyorum bu yuruyuste. Kendisi Kocaeli universitesinde Genetik muhendisi -- saygı duyarım efendim size:). Sohbet ederken (tarihten. Eskiden yapıların neden restore edilmemesinden. Keske bu eskiler canlandırılsa biz de o eskileri hissedebilseklerden) tepeye kadar beni fırlatmışlar gibi hissediyorum cunku cabuk bitiyor :). Ve sonrasında deniz ve mehtap sordular sevdicegim neredesin?
http://www.youtube.com/watch?v=a6Jp-xhbkjg

23:30 - aynı gun içinde  - "Yorgunluk çökmüş bacaklarıma Ahmet abi"
Cok guzel bir turku keyfi baslıyor yemek sırasında. Kampta Ahmet abi (adını dilerim yanlıs hatirlamiyorum) konuk :) Aslında Mutlu'yu cok sevdigini ve onu ziyarete geldigini  soyluyor. Eline sazı verince de duramadıgını belirtiyor. Cok da esprili biri diyor ki: "Mutlu'yu cok severim. Ondan geldim . Elime sazı verdiler. Hadi şanslı gununuzdesiniz"
Ben uyumaya gidiyorum Ahmet abi. Çardağımdan dinleyecegim sizi. Yorgun dustum bugun uyursam da kusuruma bakmayın..
Ve ninnimi de calıyor Ahmet abi: Fikrimin ince gulu diyor bana mı diyor? Ay! :)
http://www.youtube.com/watch?v=JO_HaAeDLlY

08:00-10:40 20.08 - "Çardaktayım - acaba acaba?"
Bugun Yoga dersinde başımızın uzerinde durmaya çalıştık ve malesef basaramadım :( Deneyecegim yeniden ;) ( Anatomim uygun degil sanırım:P)
Sonra kahvaltıda masada farklı insanlarla tanıstım - Seyma, Sinem, Irem, Feriha, Tansel. Rastlantılar vardı masada -- Feriha cerkez, Tansel sabanci univden mezun, Irem Sivas'ta okumus, Seyma Istanbul'da yasıyor.
Serhan'la konusmaya dalıyorum sonra. Aklıma birseyler geliyor. Kayakoy'den ev mi kiralasam? Acaba acaba ;)? Yazın buraya gelirim 1 aylıgına - tez yazma asamasında oldugumda diye dusundum. Serhan da diyor ki ben cok iyi bir ev arkadasiyim. Hadi bosver Bike bunları dusunmeye daha cok var. Hadi bileklik yapımına!
Bugun gonlumdeki kucuk prense yapacagım bilekligi - mavinin renkleri olsun dedim gokyuzunun rengi.

15:00-20:00 - "Tepelerden Ince Saza"
Bugün ögle yemeginden sonra Soğuk su koyuna dogru trekkinge cıktık - yaklasık 1.5 saat tırmandık :). Soğuk suya vardıgımızda ben deniz gözlügümü takıp baya bir uzaklara dogru yuzdum. Kayalıkların yanına gidip balıklarla dans ettim. Sonra da taşların uzernine serildigimde uykuya dalmışım.
Uyandıktan sonra geri yuruyus zor oldu ama bir duş sonrası kendime geldim.
Size bir bilgi: Cadırlarda ve cardaklarda kalanlar ortak duşları kullanıyorlar. Mutlu ve ailesi cok guzel dizayn etmişler dusları. Evet bir sıra oluyor ama saatlerce bekledigim olmadı. Sadece size ricam dikkatli kullanmanız suları;) Kendi sampuanınızı, dus jelinizi alsanız iyi ;) Bir soyunma kabini var ama dus icinde de giyinebilirsiniz -- stratejik haraketlerle dusurmeden yere kıyafetleri ;)
Bu aksam - her Carsamba aksamları oldugu gibi - Rakı Balık gecesi! Benim simdi gitmem lazım cunku incesaz soyluyor : "Bana bir aşk masalından şarkılar soyle.."
http://www.youtube.com/watch?v=yKMDy_AigLQ

01:00 - 21.08 - "Aşk kadını"
Sizle bunu paylaşmadan uyuyamadım. Serhan geldi bu gece yanıma ve dedi ki "Insanlar cok cabuk tuketiyorlar. Ben seni karanlıkta gordum (çardagımı bulmaya calısırken o da cardagımın yanındaki cadırına ilerliyordu) ve o guzel enerjini hissettim. Seni hep karanlıkta gorsem de olurdu cunku biliyordum sen oldugunu. Sana sorular da sormadım ( nerelisin, nereden geldin, kimsin nesin vs vs) sadece varlıgın yetti. Tam aşık olunacak insansın. Kime aşıksan veya kim sana aşıksa cok şanslı."
Kendimi övmek için yazmıyorum bunu defterime ama Serhan cok onemli bir sey diyor duydunuz mu:"Tuketmeden yaşamak.."

08:00-13:30 - 21.08 - "Çardağımda mola"
Sabah Yoga ile başladım. Bugun Serhan esneme haraketlerine yogunluk verdi ve cok mutluyum!:) Bir onceki gune gore de az insan var ( 4 adet) cunku bugun Persembe ve etkinlik gunu.
Size ek bir bilgi: Kampta Persembe gunleri herkes istedigi aktiviteye kendileri odeme yaparak katilabilirler. Yamac parasutu, dalış, yelken, kano var.
Ben saat 16:00 gibi kano ile denizlerde yolculuga cikacagim. - The Notebook filmi geliyor aklıma. Sence o karedeki gibi kuğular yerine yunuslar gelir mi yanıma? ;)

19:35 - aynı gun icinde - "Kollarımı hissetmiyorum galiba :/"
Su an bulanan midemi bastırmak icin bahceden aldıgımız elmayı yerken kollarımı test ediyorum yazabilecek miyim?:) Kano deneyimi guzeldi ama bir o kadar yorucuydu. Ben mola verip arkaya yaslanıp yaslanıp ucsuz bucaksızlıgın ve doganın keyfini cikarirken bir bakıyorum hoca geliyor ve bir iple beni kendi kanosuna baglıyor. Bence hic bir ise yaramıyor cunku ip hep gevsek !!
En guzeli de neydi biliyor musunuz? Kano ile kıyıya yaklasıp ara verip yuzduk ve sonrasında hocalarımız sagolsun karpuz getirmişler! Super bir mola idi bu!

Bu aksam yemekten sonra Poseidon adında bir restaurant- bar'a gidecekler. 80-90lar caliyormus. Ben sanırım kampta kalıp dinlenecegim;) Yarın tekne keyfi var! Hadi operim hepinizi!

08:00-22.08 - "Sabah güneşi"
Sıcaaaaak!! Akşamki üşümeden sonra cok iyi geldi aslinda ama çardağa vuran gunes inanılmaz ısıtıyor beni! :)
Bugun Yoga dersine gidemedim ama guzel bir kahvaltı sonrası bilekligime devam ediyorum -- prensinki bitti su an yaptıgım sevgili Huseyin abi icin ;)

12:20 - aynı gun icinde - "Fabio merhaba!"
Bugun tekne turundayız - her Cuma gunu oldugu gibi kampta. Amacım aslında Kayaköy'ü fotograf makinam ile gezmekti ama kararımı değiştirdim. Bugun bırakayım dalgaların sesine kendimi dedim. Ne de iyi ettim!
Akvaryum diye bir yere ugradık teknenin ilk duragında. Inanılmazdı deniz! Cam gibi! Balıklar bıdıkbıdık giderken onları takip ettim ve farketmeden ilerlemistim baya.. Tekneye donup kurulanırken arkadan bir ses "Kalbe giden notalar"
-Nasil pardon?
-Kalbe giden notaların var ama icleri boş
-Yoo kalbim boş değil.
-O halde tam ulaşmamış o kişiye notalar. Omzundaki kuşlar özgürce ucuyorlar halen. Adınız?
-Bike. Siz?
-Fabio.
-Merhaba Fabio.
Fabio teknenin kaptanı. 60 ülke gezmis. WOW! Bana diyor ki fakir ulkelerden gezmeye basla. Himm.. Çayımı içerken yapmak istedigim geziler geliyor aklıma: Filipinler, Peru :)
 ----
Kelebekler vadisinde durduktan sonra ayakkabılarımı giyip Fabio ile selaleye dogru tırmanıyoruz. Selaleye varıs yolu cok yorucu ve bir o kadar tehlikeli de olsa vardıktan sonra suyun altında serinlemek superdi! Bu arada gordugumuz su selalenin %1i kadar -- aslında Mart sonu Nisan başı gidilmeli oralara.

00:30 - 23.08  - "Yıldızların altında son gece kamptakilerle"
Yarın gun icinde pıtır pıtır ayrılıyorlar kamptakiler genelde. Cuma gunleri de sunumlar, sergiler oluyor atolyelerdeki emekleri gostermek/ urettiklerimizi paylasmak icin.
Gosteri sonrası herkes bara gecer ve Punch party baslar (bir kazan icinde ne ararsan var: viski, votka, elma, portakal, sarap vs .. - attıklarım olabilir ;)).
Ben partiye katilmiyorum ve armut koltuktayım. Yanımda Ali Ihsan abi var ama ikimiz de sessizce oturuyoruz.Canım da zaten konusmak istemiyor.
Yildizlari izliyorum. Bir de arkadan Bob Marley sarkısı geliyor. Kaptan Fabio beni arıyor :"Akşam yemek yerken aklıma geldin sesini duymak istedim." Anlıyorum hos goruyorum ve tesekkur ediyorum.
Amerika'dan arkadasım yazıyor :"When can I see your face?" Cevaplıyorum: Pazar'a donuyorum arkadasım.
Yıldızlara donuyorum telefonumu bırakıp ve soruyorum: Bunlar ne demeye çalışıyor? Belki de cesaretlendiriyor beni. Elim telefona gidiyor geri kucuk bir mesaj yazıyorum ... Arkadan gelen sarkı: "Is this love is this love is this love that I am feeling?"

08:00-10:00 - 23.08 - "Köy Günü!"
Salatalıkları, domatesleri dogruyorum kahvaltı hazırlıklarına eşlik etmek icin. Sonra da hızlıca kahvaltımı ediyorum. Hadi köye oyuncağım fotograf makinam ile!

16:00 - aynı gun icinde -  "Kayakoy'un kucuk mucitleri"
Fotograf / koylulerle tanısma/ konusma gezimden sonra kampa dondugumde Mutlu'ya soruyorum: Bu Kayakoy ilkokulu icin yardım kampanyası nedir?. Hemen okulun muduru Hasan hoca ile konusturuyor beni. Ben de kamptan cıkıp okula gidiyorum.
Masmavi bir ilkokul. Uzerinde kardesligi, barışı, Kayakoy tarihini anlatan resimler.
Yardım eli uzatilmasını istiyorlar -- Hasan hoca diyor ki "bu köyün aileleri varlıklı ama cimriler. Kutuphane yaptırdım icinde ilkokul kitaplarımız yok. Doldurayım diye ansiklopediler koydum ama en onemlisi anaokulundakileri ve ilkokuldakileri okumaya tesvik etmek. Keske veliler bir gun bir saat cocuklarıyla oturup kitap okusalar. Biz yapıyoruz ama veliler de olsa burada bizimle". Verin elinizi opecegim Hasan hocam!
Ben de bizim projemiz Bir Silgi Bir Kalem'den bahsediyorum. Dilerim ben de ellerinden tutulmasına yardımcı olacagim.

19:00 - 01:00 -23/24.08 - "Sevgi Kelebekleri" 
Aytekin beni bu aksam misafir ediyor evinde. Okuldaki gorusmemden cıkıp kırmızı bavulumla Aytekin'in evine varıyorum. Giyinip suslenip ilk sefer hep gitmek istedigim ama gidemedigim "Mavi Kelebek" restaurantına gidiyoruz beraber.
Size ek bir bilgi: Burayı Halit ve Dilek çifti işletiyor. Aslinda işletme gibi degil evleri gibi agırlıyorlar gelenleri. Mutfak herkese acık adeta. Yemekler cok guzel - Tajin'i denemenizi tavsiye ederim. Halit ve Dilek'in aşk masalına gelecek olursam: Dilek, eskiden Poseidon'da garsonluk yapıyor. Halit de (Fas'lı) bir ara Kayakoy kampına geliyor. Poseidon'da Dilek'i gorup aşık oluyor. Ve kısa bir zaman icinde evleniyorlar. Sonra Huseyin abi Mavi Kelebek'in işletmeciligine bu iki guzel, aşık çifte veriyor.Mavi kelebekler hayat buluyor bu guzel ciftin sevgisiyle. Bizler de şaraplarımızı, rakılarımızı, biralarımız kaldırıp eşlik ediyoruz onlara! Iyi ki varsınız!
http://www.youtube.com/watch?v=-JTgaw9iA8A
PS: Carsamba gunleri sevgili Gazanfer ve Gulseli ciftinin canlı performansı oluyor Mavi Kelebek'te. Orada olursanız benim icin de soyleyin lutfen onlarla. Ve selamlarımı gonderin onlara..

10:48 - 24.08 - "Otogar notları"
Havaş otobusundeyim. Dalaman havaalanına dogru yolculuk var 10 dakikaya. Sonra ver elini Istanbul.
1 haftalık tatilim cok guzeldi.
Cok doluydu.
Cok kalabalık ve bir o kadar cok da yalnızdı zaman zaman.
Ozel tesekkurlerimi sunmak isterim Kayaköy Sanat Kampı alesine..Aytekin'e misafirperverliginden ve bileklik yapmayı ogrettiginden..Serhan'a sabah Yoga derslerinden ve samimiyetinden.. Gazanfer, Gulseli ve Feriha'ya muzik keyfi yasattıklarından..
Beni yalnız bırakmayan kırmızı bavuluma, defterime, kitaplarıma, fotograf makinama (maddiyatcı degilim ama bu tur materyallerime sevgi beslerim ben:))
Ve kendime! Beni cesaretlendirip bu tatile yalnız gidecegim ve sıkılırım korkusuna kapılsam da, kimi zaman yalnız hissetse de hep dolu dolu gecirmeye calısan kendime..

Bir daha gelmek istiyorum buralara. Daha gitmedigim, gormedigim, yapmadıgım var. Dilerim o sefer yıldızlara , denize, gun dogusuna ve gun batımına beraber bakacagım sevdicegim olur yanımda..

Su an Istanbul'dayım..Evimde.. Saat 20:51 tarih: 24.08. Bir notum var sizlere. Yalnız da olsanız bir bilet alın gezin istediginiz yeri. Zor olabilir, korkutucu da olabilir ama ölmezsiniz. Merak etmeyin eger bir sehri dinlemeyi ogrenirseniz o da size en guzel sırlarını fısıldayacaktır (alıntıdır: Gizem Altın Nance)

Sevgiyle Kalın!
Bike


KARE VE KARE 

2 yorum:

  1. ne güzel yazmışsınız, çok içten:):)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yasemin merhaba! Cok sevindim blog yazimi okuduguna ve hissettigini benle paylastigina! Kayakoy'e gittin mi bilemiyorum ama gidersen selamlar sevgiler benden herkese :)

      Sil