Language Preference

Bike Kilic

Fotoğrafım
United States
Merhaba! Benim adım Bike ve Türkü'm. Şu an eşim Antonio ile birlikte Amerika'da yaşıyorum. Yeni yerler, insanlar, filmler, aktiviteler vs keşfetmeyi cok severim ve bunları sizlerle paylaşmak isterim. Umarım güzel bir vakit geçiririz hep beraber. Her zaman düşüncelerinizi, varsa sorularınızı bekliyorum ;) ~~~~~~~~~~~ Hello! My name is Bike and I am from Turkey. Currently I live in America with my husband, Antonio. I love discovering new places, people, movies, activities etc and sharing my experiences with people. I hope we will have fun together ;) Please don't hesitate to ask me any questions and share your comments about my writings, thoughts, journeys etc.

Bir e-mail kadar yakin olmak=)

29 Temmuz 2014 Salı

Oy deniz..Karadeniz!

..Bir Trabzon uçağı ile başladı yolculuğumuz Selma arkadaşımla..Selma ile Adım Adım organizasyonu ile tanışmıştık ama bir koşu esnasındaki merhabalarımız, koşular sonrası kahvaltıdaki şen kahkahalarımızla tanışmıştık :) Ve bu tatil aslında bir daha tanışmamızı sağladı. Teşekkurler Selma'cım! ( ve tabi teşekkurler Adım Adım!:))
Bunları düşünürken vardık Trabzon havaalanına..Sonra oradan Havaş ile Pazar ilçesine ve oradan minibüsle Çamlıhemşin'e. Oy oy merhaba Rize!
Çamlıhemşin'e geldikten sonra taksi ile kalacağımız yere gittik -- Ekodanitap. Taksi bir yere kadar gidiyor ve sonra bir patikayı yürümeniz gerekiyor cennete açılan kapıya ulaşabilmeniz için ;) - bu patikadan şikayet edenler var ama gidip de görebilirsiniz o manzaraya ancak bu patika aşılarak geçilebilir. Ve sonrasında zaten yorgunluğunuzu Kader ablanın, Aleksandra'nın, Mozy'nin (Mozart'ın tatlı söylenişi:)), Dağlar'ın, Güneyce'nin ve Mehmet abinin gülüşü alacaktır -- gülmeseler bilin ki uzun bir yayla turu veya bir oda toparlama/ bitkileri toparlama/ leziz yemekleri yapma sonrası yorgunluklarındandır ;)
Ekodanitap'ta dilerseniz ağaç evde kalın dilerseniz bungalow evlerde kalın. Bungalowlarda çok rahatlıkla 4 kişi kalabilirsiniz ve ağaç evlerin içini görmesem de iki kişilik olduğunu biliyorum - tek duyduğum doğanın içinde daha çok hissediyorsunuz sabah sevimli horozlar ve kurbağalar sayesinde :)
 Ağaç ev yukarıdaki
Diğer görüntüler bungalow evden
Eğer belli bir planınız yoksa Mehmet abinin turlarına katılabilir veya kafanıza göre takılabilirsiniz. Turlar ve detaylı bilgiler için: http://www.turkutour.com/index.php
Biz ilk gün gittik bir güzel kahvaltımızı yaptık ve hatta yanında bir güzel Dağlar muhabbetini de aldık! :) Kung-fu Basketbol diye bir filmden konuştuk..Sonra başka macera filmlerinden.. Sonra okuldan.. Sonra hayallerden.. Sonra tatilden..
Bu muhabbetleri düşünürken bir baktım varmışım Selma ile Çamlıhemşin köyüne :) Köyü çok sevdik..Halkını..Çocuklarını..Elma agaçlarını..Örgülerine ara veren Ayse teyzemizi..Acısı vardı Ayse teyzemin ve diyordu ki "Ben aslında daha güleryüzlüyüm de kızım kardeşimi kaybettim. Acım büyük.." Bunu söylerken yine de gözlerinin içi gülüyordu ve derin bir nefes aldı..
Ayşe teyzemin yüreğindeki ferahlığı şehir boyunca akan Çamlıhemşin deresinde buluyoruz biz de. Ekodanitap yoluna dönmeden önce soluklanıyoruz..
Vardığımızda bizi bir akşam ziyafeti bekliyor..(her akşam olduğu gibi :))..Ama öncesinde soğutulmuş çay bardaklarına konan rakılar süslüyor gecemizi.. Bir de Dursun abimizin gitar tellerine vuruşu devam ettiriyor gecenin büyüsünü..
NOTLAR:
1) Kader abla kesinlikle yemek kitabı çıkarmalısın -- kırmızı lahana/ kuskus eşliğindeki salatanın tadı damağımda;)
2) Dursun abicim taktir ediyorum gitarı uzun zaman oldu desen de eline almana. Geç olsun güç olmasın.. Muzik olsun aşk olsun yeter!
3) Mehmet abicim rakı bardağında yaptığın büyünün sırrını çözdük:) Aramızda ;)
 Photo credit: Mehmet Demirci (1. resim) ve Selma Kılıç (2. resim)
Akşam yemek sırasında bir çift geliyor tesise -- karanlıktan korkmuşlar belli çünkü yolu kaybetmişler ve patika da tabi kararmış (dipnot:bu sebepten böyle bir yere gidiyorsanız el feneriniz olsun yanınızda). Diğer bir supriz de booking.com'dan yaptıkları rezervasyon tesis tarafından internet sorunundan dolayı teyit edilememiş (dipnot: böyle bir doğa içindeki yerlerde internet sorunları olabilir. Bu sebeple teyit etmek için bir de arayın).. Ama bize bir fırsat kapısı açtı çünkü ben ve Selma bungolawımızı paylaştık ve mukemmel Italyan-Fransız çiftle tanışmış olduk! 
Bunun heyecanını düşünürken ertesi günü kendimizi o çiftle beraber Aşağı Kavron yaylasında bulduk.. Aslında Ayder yaylasına vardıktan sonra devam ediyorsunuz ve sonrasında yaylaların oklarının keşiştiği yerde tabana kuvvet yürüyorsunuz -- yalnız sonrasında farkettik ki arabasına acımayanlar araba ile de çıkmışlar yaylaların yoluna.. (dipnot: yine de siz bilirsiniz ama Yukarı Kavron yaylasını görmek isterseniz boşverin devam edin araba ile;))
Yaklaşık 1-1.5 saat yürüsek de her koşede bulduğumuz bir akan su bizi kurtardı:) Ha bir de bize eşlik eden kelebeklerin kanat çırpışları..
Yayla evlerini gördükten sonra geri dönüş yolunda Ayder yaylasında yayılalım diye düşünüyoruz Selma ile:) Ve düşünürken kendimizi Ayder'de buluyoruz..Temiz havanın verdiği açlık da bizi Eylül restorana götürüyor. Balık, et yiyebilirsiniz ama Laz böreğini kaçırmayın derim (dipnot: o bir tatlı:))
Laz böreğinin tatlılığı bizi Ayder yaylasında tatlı bir keyife götürüyor haliyle.. Arada yağan yağmurdan kurtaran kırmızı yağmurluklarımız da ıslak çimene yatmamıza yardımcı oluyor -- ki sonrasında attık onları ve ıslandık çocuklar gibi :) (dipnot: Karadeniz havası çok değişken..Bir yağıyor soğuk..Bir günes açıyor inanılmaz sıcak. Ona göre bir sırt çantası ile gezebilrsiniz:))
Yolculuğumuzun 3. gününde bir köye gitmek istedik ve bize Makrevis köyünü yani Konaklar mahallesini önerdiler. Ekodanitap'tan çıktık dosdoğru yürüdük.. Yolda farklı deneyimlerimiz oldu -- Pedalla grubu ile karşılaştık (farklı şehirlerden insanlar..Toplanip Karadeniz'i bisiklet ile turluyorlar).. Moyy mini oteldeki şirin aksesuarlar, posterler, kartpostallar, balkon sefası, dekor sefası ile karşılaştık.. Çamlıhemşin Taş mektebi yeniden canlandırma çabası olan Kermes çoşkusu ile biz de destek olduk onlara (dipnot: Olur da yolunuz düşerse/ilginizi çekerse yetkililerin telefonları aşağıdaki fotograftadır.)


Sonrasında hep korkusunu duyduğum köprüden geçip Makrevis köyüne tırmandık :) Konakları göremedik ama köyün manzarasının, yeşilliklerinin, elmalarının tadını sürdük :)



Son günümüzde bungalowumuzun balkonunda defterime birşeyler karalarken düşündüm de geçen 3 gün dolu dolu geçmişti. Umarim ama aslında eminim Selma da benle aynı fikirdeydi :)

Defterime yazdığım cümleleri düşünürken tatilde tek eksik olan bir Karadeniz türküsü idü..Onu da geri dönüş yolunda minibüsteki uşak karşıladı -- 
"Çamlihemşin Deresi
Pazar Hemşin Deresi

Yine Öyle Akar mi?
Akşamdan Doğan Aya
Nazlı Yarum Bakar mi?



Sevgiyle Kalın!
Iyi bayramlara!

Kendimi buluyorum ben bu diyarlarda..
Bu doğa ile içiçe..Uretkenlik ile..Saflık ile içiçe diyarlarda..
Ben kendimi buluyorum kendime kavuşuyorum
Sonra içimdeki aşka kavuşuyorum..
Insanlara karşı olması gereken anlayışıma kavuşuyorum
Dinginliğe kavuşuyorum..




NOTLAR /YARARLI LINKLER:
25-29 Agustos arası Turku Tour'un duzenlediği 12. Sanat Kampı için bilgiler: http://www.turkutour.com/category.php?id=41
Bugday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği Tatuta projesi: http://www.bugday.org/tatuta/kilavuz.php


~~LITTLE SMILES ~~

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder