Language Preference

Bike Kilic

Fotoğrafım
United States
Merhaba! Benim adım Bike ve Türkü'm. Şu an eşim Antonio ile birlikte Amerika'da yaşıyorum. Yeni yerler, insanlar, filmler, aktiviteler vs keşfetmeyi cok severim ve bunları sizlerle paylaşmak isterim. Umarım güzel bir vakit geçiririz hep beraber. Her zaman düşüncelerinizi, varsa sorularınızı bekliyorum ;) ~~~~~~~~~~~ Hello! My name is Bike and I am from Turkey. Currently I live in America with my husband, Antonio. I love discovering new places, people, movies, activities etc and sharing my experiences with people. I hope we will have fun together ;) Please don't hesitate to ask me any questions and share your comments about my writings, thoughts, journeys etc.

Bir e-mail kadar yakin olmak=)

5 Eylül 2012 Çarşamba

Bir Uzak Dogu Masalı..


Bu yolculugum aslında 2000 yılında Boston'da okurken bana bir arkadasimin Singapur'daki pembe yunuslardan bahsetmesiyle baslamıstı.. Ve bu masal, bir masal karakteri kadar guzel arkadasim Fiona ile gerceklesti:)

Yaklasik 11 saat ucak seyahatimden sonra kendimi Singapur'un luks havaalanında - Changi Airport -  buldum (16 Agustos). Fiona diyor ki :"Bu havalanında son zamanlarda o kadar cok yenilikler olmus/ renovasyonlar olmus ki turistleri cekebilsinler" :) Bence basarılı adamlar;)

Otelimize geldikten sonra bir an once kendimize gelip yemek yemek ihtiyacı duyduk. Chimes'a dogru ilerledik ve aksamin   /ısıkların/ binalarin verdigi büyüleyici bir hava ile unuttuk adete açlığımızı :) Bir durak verdigimizde kendimizi Meksika restaurantında - Senor Taco - bulduk.. Avokado sos ve cipslerin kombinasyonu mukemmeldi :)

Yemekten sonra yildizlarin/ ay ışığının ve nehrin beraber dans ettigi/ sanatlarini sergiledigi yere - Esplanade - gittik. Burada degisik konserler veriliyor /sergiler var. Biz gittigimizde bir konser vardi ve en sevdigim parca caliyordu :)  :
 At last  
My love has come along  
My lonely days are over  
And life is like a song

Fiona her gun icin bir plan yapmıstı :) O sebeple sabah erkenden kalkıp kahvaltımızı yapıp -- benim icin cok farklı kahvaltı anlayısları var :) ( benim için öğlen yemegi tavuk-pilav :) ) Asıl bana ilginc gelen "tavuk-pilav" en iyi yapan yarismalar oluyormus bu ulkede :) Hehehe annem kesin kazanır ;)
Ben de Starbuckstan aldıgım bagel ve kahvemi bitirdikten sonra Sentosa Island'a dogru yok aldık..Sentosa Island cok tatlı bir yer ve Pembe Yunusların oldugu yer burası!! Ben o kadar yaklasmısken gitmedim yunusları gormeye cunku yunusların gosteri icin kullanılmasına cok karsıyım :( Evet nesilleri tukeniyor ve olanlari korumak cok guzel bir sey ama yine de gormek istemedim o guzel hayvanların kucucuk havuzlarda gulen guzel suratlarına ragmen inanmıyorum mutlu olduklarına o kucucuk havuzlarda :( Dilerim fotograftaki gibi ozgur hissediyorlardir kendilerini/ dilerim yanılıyorumdur :)
Fotograflarda degisik / aslana benzeyen bir hayvan farketmissinizdir. "Merlion" : mitolojik bir karakter. Aslan balık olarak geciyor. Balık govdesi : Singapurun bir fishing village oldugunu ve aslan bası da Singapur'un anlamını -aslan sehir simgeliyor.

 Sentosa Island’da alısveris yapabilirsiniz veya degisik degisik tatlardan deneyebilirsiniz – Candylicious is a must  :)

Sentosa Island’a otobusle/ teleferik veya feribotla gidebilirsiniz. Teleferik ve feribot pahalı ama daha ilginizi cekebilir. Bir dipnot: Singapur’da bu teleferiklerde evlenme teklifi etmek cok meshurmus ;)

Sahillerinde oturup nostaljı yapabilir..Yapay dalgalarda sorf yapabilirsiniz :)
Ya da “birliktelik” felsefesi  olan topluma karisip onlarla eglenebilirsiniz..
                               
Aksam "Clarke Quay" yerine gittik birseyler yemek/ oralari da fotograflamak icin :) Cok guzel bir yer burasi.. Turistik bir yer ki zaten local insanlardan cok turistik insanlari goruyorsun etrafta.
Biz bir Vietnam restaurantına - Little Saigon - oturduk.. Yemekler cok guzeldi ozellikle Ginger soda icimi ferahlattı, tavsiye ederim :) Alanda yururseniz farkli farkli restaurantlara da rastlayabilirsiniz ;)


Yemek sonrasinda  nehir kenarında oturup gecen motorlu tasıtları izlemek cok rahatlatıcıydı.. Ve bana bu manzara Frank Sinatra ve en sevdigim dizilerden birinden bir sahneyi hatirlatir:
If you love someone, just say it..
Otherwise the moment just passes you by..
Ertesi gun (18 Agustos) Malezya, Kuala Lumpur'a dogru yola cıktık.. Ucak iner inmez fotograf makinelerimiz hazırdı :)
 Otobuse ( Aerobus veya skybus)  atlayıp sehir merkezine oradan da otelimize gittik -- Japonların evi gibi dekore edilmisti odamiz :)

Kaldıgımız otel cok guzeldi: Le Apple Boutique Hotel. Bu otel merkezi bir yerdeydi o sebeple ulasim acisindan cok uygundu. Bunun yanısıra temiz bir oteldi. (Thanks to Fiona:) )

Sonrasinda bir shopping mall'a dogru ilerledik -- hem hava cok sıcaktı hem de cok acıkmıstık :)


Mall'un dısında ve icerisinde karsilastigimiz rengarenk bir karsilama icimizi ısıttı..

Bu kutlamalar Ramazan bayramı -- onlar icin bir nevi yeni yil --  icin. Ucgen seklinde olanlar Malezyalıların kendilerine has ucurtmaları (Malaysian kite) - kendilerine has arabaları oldugu gibi ;)

Dısardaki sarı ısıklandırma da kutlamalar icin hazirlanmis..

Kuala Lumpur’da cok degisik tatlara tanık oldum:) Aksam icin yedigim corba cok guzeldi ama yapılısı cok ilginc geldi bana .. Sen malzemeleri seciyorsun ve onlar kaynayan sulara atip bir kaynatıyorlar sonra hazırladıkları en guzel ve en acı soslu corba suyuna atıp bunlari yemegini hazır ediyorlar:  Senin de yerken burnun akıyor :) Giderseniz o taraflara Yong Tau Foo denilen bu yemegi deneyin derim ben :)
Sebzeli tofulu corbam :)
Yemekten sonra sokaktaki marketlere attik kendimizi.. Lokal insanlar, sokak yemekleri, kalabalık -- turist dolu :), giysi/ hediyelik esya marketleri .... Kendimizi Fiona'nin en sevdigi ve Taiwan'da bulamadigi Durian adli meyve satan bir yerde bulduk.. Kokusu cok kotu diyebilriim ama cesaret edip yerseniz begenebilirsiniz.. Tarif etmesi zor tadini ama fotograflardaki gulumsemelerimizden anlayacagınız uzere cok da kotu degil :)
Meyvelerimizi yedikten sonra baska bir tatla karsilastim: Teh tarik :) Malaysian local tea :) Yapılıs sekli cok enterasan buyrun izleyin:
Tadı cok sekerliydi bana gore ama guzeldi denemeye deger;)


Gezip gordugumuz yerler cok degildi Kuala Lumpur'da ama tarihini tanımanızı/ turistlerin takildigi yerleri kesfetmenizi saglayan bir kac yer onerebilirim gidip gormeniz icin:
Kuala Lumpur Convention Center
Twin towers
Islamic Arts Museum
Maleysia ucurtması seklinde girisi olan pazar yeri :) - Antik dukkanlar/ Rengarenk kumsaati yapan insan ilgimi cekti tabi :)

Kaynak: http://www.tripadvisor.com.au/Attractions-g298570-Activities-Kuala_Lumpur_Wilayah_Persekutuan.html



Islamic Art cok guzel Kuala Lumpur'da ama tabi Istanbul'da yasayan bir insan olarak da objecktif olamıyorum : ) Orada tanıstıgım her turisti de Istanbul'a davet ettim :)

Kuala Lumpur'da diger dikkatimi ceken nokta "ayak masajları" :) Fiona diyor ki bana: Bu adamlar ayaklarinda belli noktalari bularak vucudundaki agrilarin veya hissettigin rahatsizliklarin sebebini bulabiliyorlar:) Ondandir asagidaki resimde "reborn" demeleri kendilerine :) Sanirim insan kendisini yeniden dogmus gibi hissediyor.. Opsiyonlar: Profesyonel eller tarafindan yapılan masaj veya bir havuzdaki minimini balıkların yaptigi masaj :) Ikisini de denemedim ama balıklarin yaptiklari masaj pek hosuma gitmedi gorunus olarak:)
El ile yapılan masajların fiyatları hatirladigim kadariyla 20-30 euro arasinda degisiyordu - 1 saatlik ayak masajı.
20 Agustos gunu yeniden Air Asia ile yollara dustuk :) Yine bir ilk yasadim: Ucaktaki guvenlik ile ilgili announcement yapan kisi esprili ve hiphop tarzi ile eglendirdi insanlari: "Ladies & gentleman.. Please pay your attention. This is a very serious serious serious (kısılan bir ses ile) announcement. This is a non-smoking service. If you want to smoke, you need to go out of aircraft:) " - click this
Eglenceli bir kalkıs oldu ve kısa bir sure icinde kendimizi "Thailand, Krabi" 'de bulduk:
Thailand - land of smile  bizi guleryuzlu bir soforle karsiladi -- otelimizin boyle bir servisi vardi.. Sunu soylemem gerekir ki havaalani sehir merkezine cok uzak ve ulasim cok da rahat degil Krabi'de. Bu sebeple otelin bu servisinden yararlanmak cok iyi oldu -- ayrıca kisi basi 3 euro idi. Fiona da mutluydu : Peace of mind and air conditioned vehicle with free water :)


Phra Nang Inn’de kaldik. Cok temiz/ sevimli bir yerdi..Aonan sahilindeydi.. Hic kullanmadık sahilini ama cevresinde guzel restaurantlar/ sokaklar / insanlar vardi :)Ayrıca oda dekoru ile de kalbimizi fethettiler:)

Daha baska hangi oteller olabilir bilemiyorum ama bir kac tavsiye sunabilirim arastirdigimiz:
1. Krabi-cha-da-resort
2. The-view-la-villa
3. Maleedee-bay-resort
4. Beach-terrace
5. Aonang-orchid-resort


Otelimize yerlestikten sonra karnımızın cok acıktıgını hissettik ve bir yuruyuse ciktik yemek yenilebilecek yerler bakmaya: Ilk gordugumuz yere oturduk ve begendik :  "Mama's Kitchen" -- Sebzeli pilavimla mutluydum; Fiona bilhassa sunumuyla ilgilendi :) Yalnız birsey soylemem gerekir ki porsiyonlarina gore her restaurantta fiyatlar pahalıydı -- sanırım street food ile beslendikce fiyat anlayısım degisti :))



Yemekten sonra yuruyusumuze devam ettik. Cok kucuk bir ada burasi.. O sebeple yapılcak cok sey yok ama sahilin guzelligi ve  hediyelik esyalar zaten marketlerdeki kalabaliklara kaptırdık kendimizi ve zaman nasil gecti anlamadik..


Fiona diyor ki bunlara: Egg flower
Peki bende mi daha guzel dalinda mi?:)

Come away with me..




Krabi'de neler yapılabilir derseniz : Island hopping -- hızlı motorlarla ya da long tail tam bir nostaljik tıntın denizde suzulen teknelerle farkli farkli adalara gidebilirsiniz.. Adada gezerken farkli seyahat acentalarina rastlayabilirsiniz ama biz otelimizin hizmetinden yararlandik --- fiyatlarin cok farketmedigini gorduk (1000-2000 Thai Baht arasindaydi bizim sectigimiz 6 ada turu).
Biz biletlerimizi aldiktan sonra sokaklari gezmeye ciktik.. Akşam yemeğinde papaya salatası ve tatlı olarak yenilebilecek banana pancake tavsiye edilir ;)
Ertesi gunu ada turumuza basladik ;) Hız motorunun ucundaydık ve deniz cok dalgalı oldugundan acı cektik :) (kaslarımız acı icindeydi ertesi gunu). O sebeple motorun icinde oturmanızı tavsiye ederim ve en onemlisi firtinaya yakalanınca motorun ici daha rahat oluyor :) (Korkutmak istemem ama herseye hazırlıklı olalım degil mi;) )

Orada tanıstıgımız Ispanyol arkadaslarimizin tavsiye ettigi kuzey Thailand'da yer alan Chiang Mai'yi de gormeli diye listeye yazdik veda ederken Krabi'ye..

22 Agustos gunu yine komik Air Asia craft'i ile yola cıktık Bangkok'a vardik: Kaptanımızın o guzel sesini size dinletemeyecegim ama "Welcome to Bangkoook" :)

Manhattan Hotel'de kaldık. Otel metroya cok yakındı -- Bangkok'ta metroyu ve otobusu kullanmanızı oneririrm daha rahat. Taksi ve tuktuk dedikleri kucuk tasitlar cok pahalı olabilir ve acaba fazla mi veriyoruz endisesi yasamayın en iyisi :)) (Fiona sayesinde ben biliyordum uygun mu degil mi onerdikleri fiyat:) )


Baska kalabilecek yerler Bangkok'ta:
1-Best_western_plus_hotel_20_sukhumvit
2-Amora_neoluxe_suites
3.Windsor_suites_hotel
4.Grand_president_hotel
5.Asoke_residence_sukhumvit

Tuktuk'umuza bindik ve yol aldık.. Neler yapılabilir derseniz Bangkok icinde:
 1) Alısveris yapabileceginiz milyonlarca yer ve opsiyon var (her butceye uygun:)): Terminal 21 - bu alısveris merkezine bayıldık. Her katını farklı ulkelere gore dizayn etmisler. Istanbul, Londra, Paris, Roma , Tokyo .. etc. Benim favorim Tokyo'ydu :) Cıvıl cıvıl rengarenk ve ayrıca cok seker elbiseler vardi :)
Daha fazlası icin bu sayfaya bakabilirsiniz: http://www.bangkok.com/shopping-mall/
2) Night market var - Siam icinde. Burada da pazarlık kabiliyetiniz iyiyse dizayni degisik t-shirtler, hintlilere tarz pantolon ve elbiseler alabilirsiniz.
3) Sıra sıra tapınaklar var. En guzelleri bence Thai temples.. Buna ek olarak Cin ve Hint tapınaklari da ilgisini cekiyor herkesin.. Bizim gittigimiz tapınaklar ("wats") :
--> Wat Arun (temple of dawn diye geciyor adı. Gunes batarken gitmelisiniz diye tavsiye edildi)
 
 
 
--> Wat Pho -The temple of reclining buddha diye geciyor adı - Yatıp uzanan buddha :) Dusundum de kendi rahatlarına, maddi rahatliklarina onem veriyor bu kultur. Duvarlarındaki resimler ne anlatıyor/ tarihi nedir Fiona da anlatamadı bana ama ben okumaya karar verdim ogrenmek icin :)
 

 
--> Saat gec oldugundan gidemedigimiz ama must see olan bir baska tapınak:Wat Phra Kaew - temple of emerald buddha. Eger dort yuzlu buddha'dan dilekte bulunsaydım dilegim yerine geldiginde geri donmek zorunda oldugumdan ona tesekkur etmek icin geri donebilirdim :)
Daha fazla bilgi icin: http://www.bangkok.com/attraction-temple/

 4) Bangkok dısında da cok gorulebilecek/ gezilebilecek yerler var. Heryerde bir seyahat acentasina rastlayabilirsiniz. Biz metro icinde buldugumuz bir acenta ile anlasip iki etkinlige kayıt olduk

--> Floating market- yuzen market diyebiliriz sanırım Turkce'de :) Anlatılmaz gormeniz lazım -- fotografları ekledim asagida:) . Benim kalbimi caldi coconut pancake yapıp o guzel guleryuzuyle uzatan teyzem:)
--> Ayutthaya - tarihi bir sehir Thailand'da. Otobusle veya kendi ozel aracınla gidebilirsin.

Bu arada bu turlarda sadece bu yukardakilerde degil farkli noktalarda da duruyorlar:
--> Tahtadan el isi her turlu esyanın yapıldıgı yer:
 
--> Hindistan cevizi toplayıp onlarin seker yapıldıgı/ kabuklariyla hediyelik esya yapıldıgı yer
 
--> Kral ve kralicenin ve onlarin ailesinin belli zamanlarda gidip kaldigi bahceli saray: Serin bir yerdi ve gercekten o sıcaklarda oyle bir yere sahip olmak super:)

 --> Fil sovlarının  oldugu (cocuklar cok ilgileniyor degildi buyuklere kıyasla hahaha) ve fil ile seyahat edebilecegin yer:
 -->Eski bir tapınak: Buddhalari altın kagıtlarla boyuyorlardı/ altın renkli kumaslarla sarıyorlardi. Fiona diyor ki: Buddha'ya ya para ya da altın vermelisin gonlu hos olsun :)
 
 

Bangkok'ta dolu dolu 4 gun gecti (22 Agustos-26 Agustos). 5. gunumuzde bir Japon festivali esliginde veda etti bize guzel Bangkok..
 

Gezip gordugum yerler bana cok seyler ogretti.. Guzel insanlarla beraber oldum..Guzel insanlari tanıdım farkli ve ortak yonleri ile.. Bir sonraki bulusma yerlerimizi de dusunduk : Sanırım Nepal olacak :) Keep tuned!!:)

Fiona,
I would like to give BIG THANKS and BIG HUGS to you for being by myself during this journey.. It would not be possible and beautiful without you.. Thank you very much for your beautiful heart.

Okumak, yazmak, ogrenmek ve paylasmak istediklerim var.. Hayat gizemlerle dolu.. Karsimdaki guzel insanlara tek diyebilecegim butun saflikla ve iyi niyetimle:


I wanna love ya..
Love and treat ya right.
I wanna love you every day and every nigt..


Sevgiyle kalın ve gulumseyin :)
Bike

















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder