Language Preference

Bike Kilic

Fotoğrafım
United States
Merhaba! Benim adım Bike ve Türkü'm. Şu an eşim Antonio ile birlikte Amerika'da yaşıyorum. Yeni yerler, insanlar, filmler, aktiviteler vs keşfetmeyi cok severim ve bunları sizlerle paylaşmak isterim. Umarım güzel bir vakit geçiririz hep beraber. Her zaman düşüncelerinizi, varsa sorularınızı bekliyorum ;) ~~~~~~~~~~~ Hello! My name is Bike and I am from Turkey. Currently I live in America with my husband, Antonio. I love discovering new places, people, movies, activities etc and sharing my experiences with people. I hope we will have fun together ;) Please don't hesitate to ask me any questions and share your comments about my writings, thoughts, journeys etc.

Bir e-mail kadar yakin olmak=)

8 Nisan 2012 Pazar

Hayalden Gerçeğe Yolculuk..

İstanbul’un sesi bir tek ses değil. Ezan sesi, kilise sesi, martı sesi, vapurların sesi ve sokak satıcılarının sesinden oluşan büyük bir senfoni orkestrası diyebilirim... ” der Nese Mesutoglu Istanbul röportajlarını derledigi kitabinda..

Istanbul'u sevmekle basladı hersey o yurtdısından okumaya ya da egitime baslamaya gelen genc icin.. Istanbul'lu bir kızla bulusmustu.. Kocaman actigi gozleriyle merak ve bir o kadar telasla bakiyordu..

Istanbul'lu kız oraya buraya gittin mi diye sorarken tek aldıgı cevap "Istanbul cok buyuk" idi..

Vapura atladilar.. Pencereden bakıyordu genc masmavi temiz denize o temiz duygulariyla..

Istanbul'a neden geldigini anlatirken ikisinin de hissettigi duygular farkliydi..

Amaclar aynıydi. Hayal olan Istanbul'u gercek yapmakti..Atmosferini solumak, onun hakkında TV'de izlediklerini gozleriyle gormekti.. Insanlari tanimak ve onlarla arkadas/ es/ dost olmakti..

Genc kıza Istanbul hakkında elestirelerini de sundu, hayranligini da, zorlandigi anlari da.."Bir caycıdan nasil bir cay isterim ofiste cok garip", "Bir 10 metre otede inceksen neden kendisinden once inmis kisiyle inmiyor", "Neden hep ozur diliyorsun.. Hic bir problem yok istedigin seyi yapabilirsin"..

Bir caz konserindeydiler.. Bir alis veris merkezinde de olsa gozler sadece sesi yumusak Julide Ozcelik'teydi..

Kız dalıp giderken Istanbul'u yeni kesfeden genc etraftaki kalabaligi inceliyordu.. Bir hayali daha gercekti.. Kizin da bir hayalinin uzucu de olsa gercekleri Julide'nin agzindan cikan sarki sozleriyle cikiyordu zarifce, kirmadan ama dusundurerek..


Oradan ayrilirken genc kıza soruyordu nedir seni bu kadar dusunduren.. Tek bir olay degildi ama olaylar silsilesi bir takim gerceklerin de farkli hayallere veya var olan hayalleri sekillendirmesine/cekiduzen vermesini saglamisti.. Iste dusundugu sey buydu kızın..

Hayalden gercege giden yolda hayaller ortak olsa da gercekler farkliydi.. Sahne aynı, olaylar da aynı ama figuranlar farkliydi. Ki bu da farklı gerceklere yol acıyordu...

Vedalasirken agizlarda/ akıllarda bir sarki kalmisti:




Iyi dinlemeler sevgili hayalperestler :)

Sevgiyle kalın ve eksik etmeyin onu hayallerinizde de gerceklerinizde de..

1 yorum:

  1. Ben de bir 'hayalperest' olarak hem şarkı için hem bu güzel yazı için teşekkür ediyorum =)

    YanıtlaSil