Language Preference

Bike Kilic

Fotoğrafım
United States
Merhaba! Benim adım Bike ve Türkü'm. Şu an eşim Antonio ile birlikte Amerika'da yaşıyorum. Yeni yerler, insanlar, filmler, aktiviteler vs keşfetmeyi cok severim ve bunları sizlerle paylaşmak isterim. Umarım güzel bir vakit geçiririz hep beraber. Her zaman düşüncelerinizi, varsa sorularınızı bekliyorum ;) ~~~~~~~~~~~ Hello! My name is Bike and I am from Turkey. Currently I live in America with my husband, Antonio. I love discovering new places, people, movies, activities etc and sharing my experiences with people. I hope we will have fun together ;) Please don't hesitate to ask me any questions and share your comments about my writings, thoughts, journeys etc.

Bir e-mail kadar yakin olmak=)

15 Kasım 2011 Salı

Londra fincan ben kaşık;)


Bilgisayarimin karsisina oturmus calisirken ve bir yandan kahvemi yudumlarken beni unuttun diye sitem etmisti Kirmizi bavulum.. Ona hak vermistim ve kendimi Cenevre havalaninda Londra'ya aktarmali ucagimi beklerken caffe lattemi yudumlarken buldum bir kac gun sonra ;)
 Kirmizi Bavulum mutluydu ama benim mutlulugum paha bicilemezdi; cunku sevdigim iki insani gorecektim ve 1 hafta da olsa onlarla vakit gecirebilecektim ;) Abim ve Ece'cim beni kendileri gibi tatli bir suprizle karsilamislardi ;) Ah Hummingbird Bakery'in muntazam muffinleri!!
Kirmizi Bavulum'u kahvalti sonrasi Friends dizisi ve Nutella kokusu ile evde yalniz birakip Londra'nin guzel yerlerini gezmeye ciktim :)
Gecen sene de gelmistim buralara ama goremedigim yerler, doyasiya yuruyemedigim parklar, sokaklar vardi.. Aklimda iki tane onemli nokta vardi : Tower of London ve Westminster Abbey ! :) Bunlara ek olarak kesinlikle gidilmesi gereken yerler: St. Paul Katedrali, Tower Bridge, Hyde Park, Alisveris- moda dolu sokaklar: Piccadily circus, Oxfort Street, Regent Street, Sloan Square, Covent Garden :) http://www.visitlondon.com/attractions/culture/top-ten-attractions

Bir sehirde olmasi gereken ve bir luks olarak dusundugum her yere kisa bir zaman icinde ulasabilecegim metro ile kendimi St James parkinda buldum.. Son baharin, sessizligin, cesitli kuslarin, sevimli sincaplarin esligi ile sevgi kelebegi oldum :)

Kanatlarimi cirparken yoruldum ve soluklanirken bir bankta cocukluk hayallerim de belirdi gozumun onunde :) Kucuk bir dondurma dolu arabam.. Dondurma verdigim kucuk cocuklara uzattigim guzel kirmizi bir cicek..Kocaman Noel agaci kocaman kipkirmizi elma misali suslemeleri ile..


Sevgi icinde zip zip ziplayarak yururken rastladim Omer'cik arkadasima :) Cok sirin guzel bir kafede (Patisserie Valerie) en sevdigim havuclu kek ve Ingilizlere yakisir sekilde Earl Grey cayimi yudumlarken hayattan, politikadan, işten gucten konustuk arkadasimla ;)

Sevdigim bir insani gormenin verdigi mutlulukla bir kahve molasi verdim yola devam edebilmek adina ;)
Kahvemi elime alip Piccadily Circus cevresinde dolasirken aydinligin, kalabaligin, moda kokan vitrinlerin tatliligi ile kendimi buldum evde ilk gunun sonunda :)

















Ikinci gunu sabahi tatli bir yorgunluk olacagini dusundugum gezime baslamadan yudumlarken kahvemi haritada belirledim yuruyebilecegim rotalari ;)

Metro'ya bindim ve kendimi Tower of London duragina attiktan sonra basladim Tower Bridge uzerinde yurumeye.. Artistik fotolar cekemesem de telefonumla guzel kareler yakalamaya calistim ;) Karsimda bir kadin belirdi kirmizi kucuk cicekle: "Please help homeless kids.. They need our support" Gonlunden ne koparsa dedi ama parayi uzatinca biraz bozuklugun da vardi su kadara tamamla demekten de geri kalmadi :) Kirmizi bavulum kirmizi cicegiyle mutluydu belki ama dilerim toplanan yardimlar bir sekilde o cocuklari da mutlu ediyordur...











Cocukluk hayallerime dalmis yururken koprude kendimi buldum cocukluk hayallerimi susleyen şatoda :) Tower of London! Tarihini o guzel Ingiliz aksani ile anlatan adam, cevresinde merakli kocaman acmis gozlerini dinleyen ilkokul ogrencileri , benim gibi neler konusuluyor anlatiliyor cok net fikri olmayan insan toplulugu.. Kirmizi uniformasindan olacaktir dinledim anlatici adami ama sonra atttim kendimi satonun merdivenlerine, arar oldu gozlerim prensim nerede diye :)


Prensimi bulamadim belki ama kocaman bir cafe latteyi haketmistim guzel bir arkadasimla bulusmadan once ;)
Ayse'cikle ben Kayakoy Sanat Kampi'nda tanistim :) Guzel Mutlu arkadasimizin guzel kardesi.. Ingiltere'de esiyle beraber yasiyor kendisi.. Kadehlerimizi kaldirirken de vardi ikimizin de gonlunde birer kucuk prens :)

Gunun yorgunlugunu evde loş bir ışık guzel bir muzik ve camdan disari bakip dusunerek gecirdim.. Prens yoktu tabi ki aklimda yine :) Diger gunku rotami ciziyordum kafam da ama spontane davrancaktim fincanimin icinde kendince dans eden kaşıgım misali :)


Ertesi gune guzel baslamistim guzel gunesin ve beyaz guvercinin selami ile Westminster Bridge uzerinde :) Ama sonrasinda Westminster Abbey'de Remembrance day icin toplanmis, yakalarinda kirmizi cicek, gozlerinde gozyaslari, yureklerinde bir sizi olan insanlari gorunce de buruk bir hava kaplamisti ki zaten gozyuzunden kaybolan gunes de uzuntusunu belli etmisti.. 10 Kasim gunuydu tam o gun.. Olaylar farkliydi belki ama oradaki insanlarla paylastigim duygular ayniydi bence.. "We all are thankful to all who died for our freedom.. "





Dudaklarimizdaki dualar, gonullerimizdeki dilekler Westminster Abbey'nin icinde devam etti beni adeta buyuleyen guzelligi, gizemliligi ve kutsalligi ile..


Aksaminda abim ve Ece'cigimle durmaksizin konusarak anlattim gun icinde neler yaptigimi dev Sundae'yi yemeye ara verdikce Big Easy restauraninda :)
Aksaminda yenilen yemekleri eritmek adina ertesi gunu yuryuse ciktim Sloane Square'de ve alisveristen de geri kalmamistim ;) Kirmizi bavulumun icine yakisir bir kirmizi bluz ve daglar kizi Reyhan'a yakisir bir mor sapkam olmustu artik ;) Heyoo zip zip ziplarim bu arada yedigim tatlilar da yakilir belki :P

Donecegim gunun bir onceki aksaminda wine & cheese farewell gecesi yaparken yine sarap kadehlerimizi kaldirdik.. Sanirim herkes farkli dusunceler, duygular icindeydi.. Hayatimin her aninda olan ve olacak kucuk prensim zaten karsimdaydi ama gonlundekini arardi sorardi Bikek, Ece'sine gulumserken gizlice :) 





Aksam Kirmizi Bavulumu toplarken uzgundu Kirmizi pijamamdaki kucuk ayicik 
Ama dedim ki ona:

Biter mi bu yollar sence? Yollar degil mi zaten beni bana yakinlastiran? Yollar degil mi zaten ne ariyorumun cevabini bulmaya calisirken bende varolan yenilikleri, gizlilikleri ortaya cikaran? Kah giderim kah kalirim bir yerlerde.. Ve bu her yolculukta verilen aralarda icine sicalik katan bir fincan kahvenin icinde kendini arayan bir kaşık, kahvenin dibine coken sekerin asil tadina varabilecek bir kaşık olmak isterim.. Merakli bir kucuk prens tutarsa o kaşıgı anlar zaten o guzel kahvenin icinde sakli kalan guzelligini..



Hadi Kirmizi Bavulum daha cok var yolculuklarimiz seninle beraber ;) Bir sonraki seruvenimiz icin Arrivederci herkese!



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder