Language Preference

Bike Kilic

Fotoğrafım
United States
Merhaba! Benim adım Bike ve Türkü'm. Şu an eşim Antonio ile birlikte Amerika'da yaşıyorum. Yeni yerler, insanlar, filmler, aktiviteler vs keşfetmeyi cok severim ve bunları sizlerle paylaşmak isterim. Umarım güzel bir vakit geçiririz hep beraber. Her zaman düşüncelerinizi, varsa sorularınızı bekliyorum ;) ~~~~~~~~~~~ Hello! My name is Bike and I am from Turkey. Currently I live in America with my husband, Antonio. I love discovering new places, people, movies, activities etc and sharing my experiences with people. I hope we will have fun together ;) Please don't hesitate to ask me any questions and share your comments about my writings, thoughts, journeys etc.

Bir e-mail kadar yakin olmak=)

2 Eylül 2011 Cuma

Attraversiamo!

Let's cross over ya da passing through..Italyancasi "Attraversiamo".. Ben bu kelimenin muhtesemligiyle, ilhami ile yaptim Piacenza, Milan turumu gectigimiz bayram haftasi..Kelime anlamini buldu mu bilmiyorum ama gezip gordugum yerler kelimedeki gizemliligi yasatti bana :)

Cumartesi gecesi (27 Agustos) yola ciktim 1 saatlik uykuyla durmama ragmen yeni bir yere gidecek olmamin sevinci taa ki Milan havaalanina varip bavulumun kayboldugunu ogrenene kadar devam etti :( Sonrasinda yardimima kosan Gaia'cigim uykusuzlugun/ yorgunlugun belirtileri olan şiş gozlerimi gulucuklerimle kapatti :)












Piacenza'ya vardigimda guzel, cilgin, sevimli insanlar tarafindan karsilandim :) Soldan saga tanistirayim: Evin nese kaynagi espirili bir o kadar da "gazeteci" işinin verdigi ciddiligine sahip Massimo (Bart), gencligindeki yakisikliligini, inceligini koruyan baba Eduardo (Homer), evin kralicesi anne Maria (Maggie), ben :) , capkin abinin guzel kiz arkadasi Claudia ve evin kucugu sevimli cilgin yerinde duramayan, hep hayati sorgulayan akilli Gaia (Lisa).. "Simpson" ailesine benzetiyorlar kendilerini cunku dediklerine gore bir pizza canavarilar :) Her Pazar yaptiklari pizza gunlerinden birine de sahit olmanin mutlulugunu yasiyorum :) PS: Simpsonlarda olan ama bizim Italyan ailesinde olmayan minik bebek artik torun mu olur yoksa evlatlik alalim seni dedikleri ben mi olurum bilemem artik :P =)
 












Tatilin ilk gunu arabaya atliyoruz Gaia ile ve Piacenza'nin downtown'unu kesfetmeye cikiyoruz. Agaclarla, yesiilliklerle cevrilmis yolda araba ile ilerlerken kendimi onun gibi bir parkta yururken buluyorum :) Parkin sonunda karsima cikan gizemli dar sokaklarin, kutu kutu evlerin, heykel harikasi binalarin guzelligine kapiliyorum.. 
 Tatilde tek ben olup evdeki herkesin calistigini dusunerek kendime bir ertesi gun icin plan yaptim ve tren biletimi aldigim gibi kendimi kesfedilmemis ama guzel,"Bologna" da buldum;) (http://en.wikipedia.org/wiki/Bologna)
Hic bir fikrim olmamasina ragmen rastgele karsilastigim turist ofisindeki haritalar bana cok yardim etti ve tabi biraz soluklanayim diye oturdugum kafede coffee latte olarak dusundugum latte'yi (sutumu) ictikten sonra enerjimi topladim ve heryeri yuruyerek adim adim kesfettim gizemliligini..
Bologna sonrasi su toplayan ayak tabanlarim diger gun yapilacak Milan seyahatini duyunca direnmeye karar verdiler ve bir onceki aksaminda bir gaz aldik tren biletlerimizi.. Istasyondaki "Diego" arkadasimiz ve onun pamuk buyukbabasi Milan gezimizin basinda guzel bir enerji verdi bana.. Diego hic bir kelimesini anlamadigim Italyanca da konussa o tatliligi ile kalbimi fethetti :) Kolundaki oyuncagin gizemini anlatiyordu gozlerindeki ışıltı ve yuregindeki inanci ile :) Diyordu ki: "Bir tus ile istersem kurda istersem bir ucan canavara donusebilirim..Onlar canavarlar ama zararsizlar iyilere, kotuluklere karsi savasiyorlar".. 

Diego'nun ve buyukbabasinin yanindan ayrilirken Gaia'ya fisildadim keske dedem hayatta olsaydi diye birden huzunlendim ama Milan'a vardigimizda gizem dolu muhtesem "Duomo" 'nun fotosunu cekerken dedem cennetten gun isigi gondermisti ki icimdeki bir anlik burukluk gulumseme ile gidebilsin... Bu gulumseme devam etti  "Galleria" binasinin icindeki dilek cukurunda dans ederken :)
    
Bir sure Gaia kayboldu yanimdan ve bende kaptirdim ayaklarim nereye goturduyse gittim..Gittikce yollar daha da uzadi daha da guzellesti.. Castello Sforzesco residence, Peace Arch'a uzanan Sempione Park, Peach Arch'in ta kendisi, Corso Venezia'daki moda turu..Eminim daha da gezilecek gorulecek yerler vardir ama bir gune sigdirabildiklerim bana buyuk bir mutluluk verdi ve Milan'in gizemliligini korumasi bir sonraki gelis planlarimi daha da canlandirdi ;)




Donecegim gunun sabahinda canim babamiz Eduardo tarafindan benim icin hazirlanmis yesillik, domates, peynir ile yapilmis "delizioso" kahvaltim sonrasi Gaia'cigimla evlerinin yakinindaki havuz basinda cimlerde yatarken bir ucagin gokyuzundeki izini goruyorum ve o anda Gaia bir oyundan bahsediyor. Ucak izini ilk gorenin "Someone loves me" , ikinci kisinin "Someone likes me", ucuncusunun "Someline is thinking of me", malesef dorduncusunın "Someone hates me" demesi zorunda..

Ilk goren ben oldum ama "Someone loves me" derken dusundum: Benim elimden tutup "Attraversiamo" kelimesinin anlamini tamamlayacak bu insan belki kulenin en tepesinden gorulen deniz kadar ucsuz bucaksiz bir yerde, belki onumde yuruyecegim merdivenlerin basinda veya ilerisinde, belki de bir golge kadar yakin.. Zaten bu sorular degil mi kelimenin gizemliligini koruyan ;)

   Eduardo harikasi kahvalti :)

Cimenlere uzan ve hayal et:
   

Hayaller hayaller:

    


Arrivederci dostlar!
A presto!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder